Sunday, December 18, 2011

terazi erkeği az kullanılmış 23'' microthin led!

hani aşk karnımızın içinde
kelebeklerle bir oraya bir buraya sürükler ya bizi birkaç hafta..
..
-dur bir saniye hikayenin başlangıcı değil burası!
..
o sadece gülümsedi dişlerini gösterip karanlıkta ve karşılık olarak daha önce böyle bir şey görmediğini söyledi dudaklarım..
o ışığa ihtiyacı olmadığını biliyordu zaten..
gözlerime inanmalıydım o zaman..
görmediğime,
göremediğime..
karanlıktan başka bir şeye ihtiyaç yoktu onun..
kesinlikle..
ve kahretsin..
oracıkta çoktan akşam yemeği olmuştum. 

Thursday, December 08, 2011

How To Disappear Completely ama completely!

kim bilir her şey Moda'da başlamıştı belki
hayaller kurduran deniz manzaralı evlerin önündeki duvarın önündeki otururken
deniz tüm geceyi yuttu o gece;
ben,
bana sarılan sevdiğim insan,
gelecekte seveceğim herkesle beraber..
hepsini bir dalgada alıp kopardı zamanın döngüsünden..
çekildiğinde ise bir başıma beni duvarın üstünde geri baktı..
bazen uyuştuğumu hissediyorum durup insanları izlerken
binlercesinin yüzü gözümün önünden geçip gidiyor,
ben aralarından hep gelmeyecek birilerini bekliyorum .
bitse, keşke.
..
kağıda yazılmış kitapların arasından çıktı.
metafor nerede söyleyeyim mi?

Sunday, December 04, 2011

Bozuk varsa iyi olur.

Akşamcılar ve içmeyip eli boş dönenlerdensen
Geç kalıp kaçırdıysan masadaki boş fransızı
Elmaya votka
Biraya da fazlaca su ekle
Varsa umuma hususi pasaportunu yakabilirsin
Ha çıktı ha çıkacak para üstü kavgası çünkü
Maaşlar yattı ya ay başı
Kimsede bozuk yok unutma
Tam parayı hazırlamadıysan sonrakini bekle
İşine gelirse
Sahi o masadaki fransız ne oldu
3 haftası macarda 1 haftası burada
Olsun ay başına denk gelirdi ya
Cepte büyük tomarla.
Yalnız abi harcanıyorsun o dizide
Sen hariç diğerleri sadece bakıyor reklam aralarında.
Umutsuz son manime gece biter.
Hava haberlerdekinden de soğuk.
Yorgunsun doğal..
Cevabınsa farketmez senin.

Tuesday, November 29, 2011

nokta; ister vur, ister ıskala.

''şimdi düşünüyorum da,
olaylar karşında sinirlenmek yerine üzülmeye başlıyoruz ya, işte o zaman büyüyoruz... ''

Monday, November 28, 2011

60 tablet her gün 1 adet.

Sunday, November 27, 2011

E♭.

tonun kararı bu.
başına buyruk.
yormayan.
bıktırmayan.
kurcalamayan.
sıradaki yeniyi,
geride kalan eskiyi..
olması gerektiği yerde,
beklenildiği üzere.
ne eksik,
ne abartı..
şimdi sadece uyuyacağım ve yanımda olacaksın.
bu mükemmel.

Monday, November 21, 2011

global loss.

sekiz mevsim
-iki rüya
-biri iyi
-biri kötü
-aynı son
=üç harf.

Sunday, November 20, 2011

schadenfreude.

ifşa bir sanat olsa gerek ..

Saturday, November 05, 2011

barışta ve savaşta..

sabah herkesten erken kalkıp
izmarit dağlarını yığdım güzelce bir köşeye.
iğne yapraklıların yanık kokusu
ciğerlerime dolarken
ısındığımı hissettim iliklerime kadar.
öğleden sonra bankın üzerinde güneş
bir şeyler anlatmaya başladığında
çoktan doğrulmuştum artık iki büklüm geçmişimden.
üçüncü ve son çarşambam bu deyip
parmağımı bastım
itiraz edemezdim
özgürlüğe.
özgürlük yemyeşil bir bahçenin içinde
uçsuz bucaksız bir yalnızlıktı
ve bedeli her ne olursa olsun
gerçekten yalnızdım sonunda.

Wednesday, October 26, 2011

bulduğum kelimeyi kaybettim.

 ilk kanatlarım yanmaya başlamış,
yerçekimine yorgun düşerken ayağımın altındaki yer..
diplere inerken bedenim
yıldızımın içine sürüklendiğini
hayal etmişim sahipsiz meteorların..
evet hala aklımda yer ederken
tek gözümün gördüğü gün ışığındaki delilik..
kalabalığın arasındayım
rahatsız dar tabutumda,
diğer yarım üstüme atıyorken toprağı
sarsılan hayalgücüm müydü
yoksa tabutumu çevrelerken toprak mıydı
son gerçeklikte..
inancım hiç  olmadı kabul ama
bir acı hep var yanımda götüreceğim.

Friday, October 14, 2011

denek.

uykusuzluk ve açlık bir olunca
gelmeyecek birini beklemekte buluyor insan kendini
soğuk hastane bahçesinin yalancı yeşilliğinde..
soğuk daha çok soğuk
şimdi hasta oluyorum derken,
hasta olduğunu öğrenmek
kendini bunu ispatlamaya çalışırken yakaladığında.
birileri hep senin yerine karar verirken
sana belletirler ya hepsinin kendi seçimlerinin olduğunu..
biter mi?
..
556.sorunun cevabı olsun bu da..güzel şeyler düşünmeme rağmen
ağlamak geliyor içimden
.

Tuesday, October 11, 2011

küçük bir nefes tüm mumları söndürmeye yetecekti halbuki..

iliğime kadar ıslandım bugün..
varsa yoksa çevrede yağmurdan yakınan insanlar
ve yol kenarına atılmış kırık şemsiyelerden  ibaretti koca gün..
oysa yağmur hep büyülüydü bize,
her zamanda büyülemeye devam edecekti
beliren gökkuşağının ertesinde ..

kumsaldan eve kadar yine yalınayak yürüsek,
çamura ne kadar bulanacağımızı düşünmeden..
yine çocuk olsak..
büyümek tatsız bir kavunu yemekten farksız,
güzel kokuyor sadece..
hepsi bu
.

Thursday, October 06, 2011

adını koyamadığım.

Boğazın üstünde
kalbim su alıyor
boğulamıyorum bile
içimdeki boşluk kendimi her bırakışımda
beni suyun yüzüne atıyor
hiçlik anayurdum oldu senden sonra
2 güne bitecek gençlik çağım
umutsuz,
sana aşık
ve yenik.

Wednesday, October 05, 2011

her halükârda gevrek.

bundan sonra senin için geriye dönüş yok.
katil olmak için bir kişiyi öldürmüş
olman yeter bebeğim,
ilk taşı bırak en az günahı olan atsın..

Saturday, September 17, 2011

6111e 173.

ölümden sonra olmayan hayatı düşlüyorum bugünlerde.
uyuyamadığım kısa dalışlarımda
keşke biraz daha erkek olabilseydim diyorum.
her şeyin farklı olacağı bir rüyadan uyanıp;
meydan okur gibi değil,
iki hiçlik arasında var olur gibi
çıkabilmeyi istiyorum akşam güneşine.
------------
gelecek?

Tuesday, September 06, 2011

everybody loves you, when they are about to cum.

karanlıkta daha kolay
gözlerimi kapatmama gerek yoktur çünkü
yarın köşe bucak kaçacağını biliyorum
çağrılara da dönmeyeceğimdir
varsın kötü bilsin beni
ama yine de söylemişimdir ya arada
etik.. hiç değil.
ha birde farkımızda olmayanlar mevcuttur
gören ama umursamayan ısrarla
ısrarın nerede olduğu o kadar anlamsız ki aslında
boş, bomboş ve hatta faydasızdır kendimize...
birli, ikili, üçlü yaşayan
birinin mutlaka bütünün bir parçasından habersiz olduğu
anlattıklarımızın üstüne bu geçmeyen yorgunluğum
vuslata eremeyecek bu saat, bu hayattan sonra..
kabullenmeliyim.
cidden çok yanlışlardayım.


Sunday, August 28, 2011

voluntary blindness.

- üstümde eski, ütü tutmayan, soluk tshirt'üm.. ki anısı gülümsemesiyle yaşıt bir ufaklık da dizimin dibindeyken tam.. o bildiği tek şeyi yapıp büyürken; bense en iyi bildiğim şeyi yani dünyanın sonunun bir an önce gelmesini diliyorum bu akşamda diğer akşamlar olduğu gibi. tanrım beni niye bencillikle sınadın? belki her şey daha farklı olabilirdi, belki bir gün insan bile olabilirdim.

Wednesday, August 24, 2011

we guarantee.

'seninle dünyanın sonuna kadar geleceğimi söyledim
ve aynı ben üşendim sebepsiz bir 11 kilometre yürümeye..
anlatsan anlamayacağımdan değil,
bilmediğinden yürüyemedim..'
der gibi aralandı dudakların
ya da bana öyle geldi..
yürümedi de işte seke oynaya
aksayan tek bir ayak karışınca aramıza
seni dinlerken ben kendi sessizliğimden sıkıldım
sen de beklemekten yoruldun her geç kalışımı..
ben gelemedim ya
şimdi yürüyelim desem bir başkasına..
sen de beklemedin umduğundan  fazlasını,
nereye kadar değil mi..
boşver de..
-önemsizdi zaten- i ekle
unutur gibi çekileyim geldiğim yere..
oysa bilmeden ne cahil,
ne mutlu, ne mesuttum,
şimdi farkettim
anlayıp konuşabildiğim
hiç bir dilde karşılığı bile yok
hissettiğim  şeyin..
anlatmaya çalışsam anlar mı sanıyorsun
peşinden geldiğim?
tokluk hissi duyguları bastırır ya,
yemesemde olur gibi ekmek arasını bu saate..
açlığı  istiyorum umudun arasına.
muğlak yanlızlığım
ısırıyor beni diğer gecelerden farklı..
ama bil ki
henüz hazır uyumamışken göreceğim kabusuma
göremeyeceğim rüyaları nafile  olsa da düşlüyorum..
cennetim ve cehennemim bu dünyaya ait
her ikisininde duvarlarında çizdiğin resimlerin
gözkapaklarımın ardına gizlenmiş..
bilincim yerindeyken göremeyeyim diye bu dünyada
uykularımının çalınmasının hemen ertesinde.
neye evrildim, neye sebep oldum bilmeden
gereğinden fazla uzattım bana ayrılan 2 dakika 40saniyeyi*



Tuesday, August 16, 2011

everybody loves a loser.

suyun üzerindeki
iki diz kapağı
gözden kaybolmadan
kırp tek gözünü
gülümse geri
ve dilinin ucundakini unutma
dalarsa ki an meselesi
bekle
çıkmamı
aşağıdan
o zaman söyle
beş santimden
..

Monday, August 08, 2011

ölüyordum sanırım.

umutsuz ve umutsuzluğunun bilincine varmış kişi geleceğin değildir artık.

Free Hit Counter