günler çuvala
girer mi bilinmez,
beni köşeye çekip konuştuğun
andan itibaren başladı
'biz' denen şey..
..
özetlen
her
şeyde
bir
mut
vardır.
--
Sunday, September 23, 2012
Friday, September 14, 2012
güç işler.
hayalim hep onun gibi biri miydi?
mutlu olabilir miydim'den
mutlu kalabilir miydin'lere dek onlarca kapanla aklımda kalan
niye tek kelime hala 'dostum'.
hayalimin yansıması ise karşımda oturup ürperirken
kafamın içinde çınlayan cümle çekip çıkaramadığım
bu kız benim hayalimde bile bu kadar mutlu olmuyor.
mutlu olabilir miydim'den
mutlu kalabilir miydin'lere dek onlarca kapanla aklımda kalan
niye tek kelime hala 'dostum'.
hayalimin yansıması ise karşımda oturup ürperirken
kafamın içinde çınlayan cümle çekip çıkaramadığım
bu kız benim hayalimde bile bu kadar mutlu olmuyor.
Sunday, September 02, 2012
bari giderken 3 dal bıraksaydın.
beceri işi olsa gerek..
becerebilenenin becerebileceği bir tek
becerip becermediğinden emin olmak için dönüp
becerdiğini gözleriyle görüp
bir cümle kurmaktan dahi kaçınıp
ölü taklidi yapmak gülümseyerek sizden başka her şeye.
becerebilenenin becerebileceği bir tek
becerip becermediğinden emin olmak için dönüp
becerdiğini gözleriyle görüp
bir cümle kurmaktan dahi kaçınıp
ölü taklidi yapmak gülümseyerek sizden başka her şeye.
Monday, August 27, 2012
aşk yok olmaksa şimdiden yar ben yokum bende zaten.
o kadar uzun zaman geçmişki
mutluluğumun üzerinden
ismini koyamıyorum korkumun..
sorumluları aşikar
hepsini çok sevdimde ben
hala seviyorumdur diyordum yakın zamana kadar
yokladığımda elimle..
oysaki şimdi
içimdekiler bitmiş
sızmış parçalanmış, delik deşik karın boşluğumdan..
mutluluğumun üzerinden
ismini koyamıyorum korkumun..
sorumluları aşikar
hepsini çok sevdimde ben
hala seviyorumdur diyordum yakın zamana kadar
yokladığımda elimle..
oysaki şimdi
içimdekiler bitmiş
sızmış parçalanmış, delik deşik karın boşluğumdan..
Friday, August 10, 2012
when it doesn't, it doesn't.
o, tutunmayı başaran
milyonun içindeki bir..
isterseniz mucizelere inanın..
istemezseniz olmayacak düşlere
gözlerinizi kapatın
tutulmasına yakın ay'ı izlerken..
olmasını istedikleriniz olmuyorsa
ısrarla aynı yerde durduğunuz
o kör noktasından ayrılın kaderinizin..
deli taklidinize inandıramıyorsunuz demekki kimseyi.
milyonun içindeki bir..
isterseniz mucizelere inanın..
istemezseniz olmayacak düşlere
gözlerinizi kapatın
tutulmasına yakın ay'ı izlerken..
olmasını istedikleriniz olmuyorsa
ısrarla aynı yerde durduğunuz
o kör noktasından ayrılın kaderinizin..
deli taklidinize inandıramıyorsunuz demekki kimseyi.
Tuesday, July 31, 2012
ağladıktan sonra gülen kadınlara ithafen..
ben bu filmi daha önceden izledim gibi, sadece o zaman hava bu kadar sıcak değildi..
..
- kuvvetle ihtimal gerçekler ısırırken acıtıyordu..
+ yapma be.
..
- kuvvetle ihtimal gerçekler ısırırken acıtıyordu..
+ yapma be.
Saturday, July 28, 2012
yalnızken bile yalnız kalamamaya dair.
son'a yaklaşırken günler mutlaka bir öncekinden daha sıcak kafesimin içi
her şeyi yüzüstü bırakıp gitmiş hissettiğim bir tarafımda yok değil
yeni sahibini beklerken ellerini ovuşturan hayatım sandığım diğer tarafım
her zamankinden daha değerli görünüyor gözüme
kaybettiklerimi düşünüyorum göz göze geldiğimde meleklerle
ne erkek ne dişiyken bedenleri seçemiyorum
sadece bakakalıyorum güzelim yüzlerine
bu sefer kayboluşum daim
ne geçmiş ne bugündeyim şu an
eriyorum.
her şeyi yüzüstü bırakıp gitmiş hissettiğim bir tarafımda yok değil
yeni sahibini beklerken ellerini ovuşturan hayatım sandığım diğer tarafım
her zamankinden daha değerli görünüyor gözüme
kaybettiklerimi düşünüyorum göz göze geldiğimde meleklerle
ne erkek ne dişiyken bedenleri seçemiyorum
sadece bakakalıyorum güzelim yüzlerine
bu sefer kayboluşum daim
ne geçmiş ne bugündeyim şu an
eriyorum.
Tuesday, July 03, 2012
fleshlight vs. max5
1lerden ve 0lardan ibaret bir dünyada
tek önemli şey hazzın devamlılığıydı.
neyin mutlu ya da mutsuz edebileceği göreceliyken,
insanlar bunu göremedi ve diğer insanlara aldandılar.
tek önemli şey hazzın devamlılığıydı.
neyin mutlu ya da mutsuz edebileceği göreceliyken,
insanlar bunu göremedi ve diğer insanlara aldandılar.
Wednesday, June 20, 2012
güncelle-me!
yere yığılmama ramak var
bir el tutsun
yüzümün üstüne düşmeyeyim
gözkapaklarım açılsın ve görsün gözlerim bu sefer düşmediğimi
avuçlarımın içinde küçük taşlar olmadan
alıyım kafamı ellerimin arasına
bağırdıkça kısılan sesimi duyurayım
tutmuyorum kendimi yoksa
bırakıyorum çekime bu sefer..
yaşamak değil bu.
bir el tutsun
yüzümün üstüne düşmeyeyim
gözkapaklarım açılsın ve görsün gözlerim bu sefer düşmediğimi
avuçlarımın içinde küçük taşlar olmadan
alıyım kafamı ellerimin arasına
bağırdıkça kısılan sesimi duyurayım
tutmuyorum kendimi yoksa
bırakıyorum çekime bu sefer..
yaşamak değil bu.
Monday, June 11, 2012
e. .
davet edilmediğim
iki tarafın yabancısıyım
4 sıra arkanda sol baş köşedeyim..
neyin inadıysa bu kendime ettiğim
bırakmayı dileyecek duruma gelmek istememem
2 tura 3 yazıyla karşındayım..
dalıp gidiyormuşum ya
inkar etmekten yorulur muyum bir yaz daha peki..
bildiğimi sanıyordum
dinlemeyi öğrenemediğimi farkedene dek
ve hala aklımın kabullenemediği
bu kadar sevgisizliği hak edecek ne yapmıştır insan..
eskisi gibi..
aksini düşünmem için bir sebep yok zaten.
iki tarafın yabancısıyım
4 sıra arkanda sol baş köşedeyim..
neyin inadıysa bu kendime ettiğim
bırakmayı dileyecek duruma gelmek istememem
2 tura 3 yazıyla karşındayım..
dalıp gidiyormuşum ya
inkar etmekten yorulur muyum bir yaz daha peki..
bildiğimi sanıyordum
dinlemeyi öğrenemediğimi farkedene dek
ve hala aklımın kabullenemediği
bu kadar sevgisizliği hak edecek ne yapmıştır insan..
eskisi gibi..
aksini düşünmem için bir sebep yok zaten.
Sunday, June 03, 2012
eşkiya.
02.40- bende geceleri yıldızları seyredirem, ama seni görmemişem.. yaşadığını anlamışem.. geleceğin günü beklemişem.. sesim, şimdi bana çok tuhaf geliyi, sankim başkasi konuşuyi, ben dinliyem.
- ben ömrümce bu dakka için yaşadım.
malum aşk hakkında atıp tutmasını çok seven toplumuz ya bu melankoli dolu bereketli topraklarda, inişlerimiz ve çıkışlarımızdan ibaret eşsiz yaşamımız; varlığından kuşkuyla yokluğundan memnuniyetsiz egolarımızı tatminle geçip giderken şu an (varsa) sevdiğiniz ya da sevdiğinize inandığınız kişiyi düşünün, bir ömür boyu onun yanında olmayı isteyip de bunun asla gerçekleşemeyeceğini söyleyin kendinize.. vuslata varamamak göğüs kafesinizden karın boşluğunuza dolsun o ince sızıyı hissedin bir an, vazgeçmenin altında ezilen kalbinizin sesine kulak verin, kalbiniz durmaya yakın bu ses doğdunuzda annenizin saçlarının kokusunu hatırlatsın size.. bu koku; babanızın yüzünü son gördüğünüz anın nefesiyle dolsun ciğerlerinize, bu nefes; gözlerini daha açamayan yeni doğan kardeşinizin parmaklarına ilk dokunduğunuzdaki bağı işlesin tekrardan vücudunuza gereken kanı pompalamak için çaresizce çalışan kalbinize. eğer o ince sızıyı hissedemiyorsanız, o insanla evlenin ve bir gün mutlu olacağınıza inanarak yaşayın ömrünüzün sonuna kadar, zira siz sadece insansınız. gerçek aşk bu kadar tanrısalken zamanın her diliminde, kimse mutlu olmaya eşkoşmaz aşk denen duyguyu, ona inanmayı bıraktıkları an gazabına uğrayacakları hissine kapıldıkları bir dünyada.. mutsuzluk ağır gelir, sanki içinizde bir başkası konuşur, siz dinlersiniz. ve tanrının hep içinizde olduğuna inanıp, koşulsuz biat edersiniz varlığına.
- ben ömrümce bu dakka için yaşadım.
malum aşk hakkında atıp tutmasını çok seven toplumuz ya bu melankoli dolu bereketli topraklarda, inişlerimiz ve çıkışlarımızdan ibaret eşsiz yaşamımız; varlığından kuşkuyla yokluğundan memnuniyetsiz egolarımızı tatminle geçip giderken şu an (varsa) sevdiğiniz ya da sevdiğinize inandığınız kişiyi düşünün, bir ömür boyu onun yanında olmayı isteyip de bunun asla gerçekleşemeyeceğini söyleyin kendinize.. vuslata varamamak göğüs kafesinizden karın boşluğunuza dolsun o ince sızıyı hissedin bir an, vazgeçmenin altında ezilen kalbinizin sesine kulak verin, kalbiniz durmaya yakın bu ses doğdunuzda annenizin saçlarının kokusunu hatırlatsın size.. bu koku; babanızın yüzünü son gördüğünüz anın nefesiyle dolsun ciğerlerinize, bu nefes; gözlerini daha açamayan yeni doğan kardeşinizin parmaklarına ilk dokunduğunuzdaki bağı işlesin tekrardan vücudunuza gereken kanı pompalamak için çaresizce çalışan kalbinize. eğer o ince sızıyı hissedemiyorsanız, o insanla evlenin ve bir gün mutlu olacağınıza inanarak yaşayın ömrünüzün sonuna kadar, zira siz sadece insansınız. gerçek aşk bu kadar tanrısalken zamanın her diliminde, kimse mutlu olmaya eşkoşmaz aşk denen duyguyu, ona inanmayı bıraktıkları an gazabına uğrayacakları hissine kapıldıkları bir dünyada.. mutsuzluk ağır gelir, sanki içinizde bir başkası konuşur, siz dinlersiniz. ve tanrının hep içinizde olduğuna inanıp, koşulsuz biat edersiniz varlığına.
Saturday, May 26, 2012
Saturday, May 19, 2012
Thursday, May 17, 2012
Saturday, May 05, 2012
Yavaşlat butonu.
Hıdrellez'in sabahıydı..
Çocuklarını gül yapraklarından damlayan su taneleriyle uyandıran bir kadındı annem..
ben uyumayı seçmiştim ya yaşamaya yaşamaya,
gözlerimi araladı ama beceremedi ıslaklık yattığım daha 3 taksidi kalmış yatağımdan doğrultmaya beni..
Yanıma devrildi, mutsuzluğum eski sevgili gibi sırtını döndü..
Acı bile bitiyordu yeteri kadar
kemirdikten sonra ruhu..
Mutsuz bile değildim beriki taraftan..
O kadar kötü olmasa gerek halim diye düşündü yumdu gözlerini yanımda daldı derin bir uykuya..
Geçmişteki hayaletlerim ve gündüz düşlerim.. uzaklaştığımda yanımda biten, yakınlaştığımda koşarak kaçarlarken ben hala olmayacak rüyalara yatıyorum.
Çocuklarını gül yapraklarından damlayan su taneleriyle uyandıran bir kadındı annem..
ben uyumayı seçmiştim ya yaşamaya yaşamaya,
gözlerimi araladı ama beceremedi ıslaklık yattığım daha 3 taksidi kalmış yatağımdan doğrultmaya beni..
Yanıma devrildi, mutsuzluğum eski sevgili gibi sırtını döndü..
Acı bile bitiyordu yeteri kadar
kemirdikten sonra ruhu..
Mutsuz bile değildim beriki taraftan..
O kadar kötü olmasa gerek halim diye düşündü yumdu gözlerini yanımda daldı derin bir uykuya..
Geçmişteki hayaletlerim ve gündüz düşlerim.. uzaklaştığımda yanımda biten, yakınlaştığımda koşarak kaçarlarken ben hala olmayacak rüyalara yatıyorum.
Wednesday, April 11, 2012
bazen her şey sonsuza dek yarım kalır.
sürprizi yok..
beklemesi yok..
zahmetsiz..
ne araya giren bir set,
ne de verilmesi gereken bir söz.
her şey açık.
her şeyi öyle veya böyle atlattım derken,
yoksa?
domates,
biber,
patlıcan,
yediğimiz elmalar
ve
yiyemediklerimizin içindeki kurtlar.
beklemesi yok..
zahmetsiz..
ne araya giren bir set,
ne de verilmesi gereken bir söz.
her şey açık.
her şeyi öyle veya böyle atlattım derken,
yoksa?
domates,
biber,
patlıcan,
yediğimiz elmalar
ve
yiyemediklerimizin içindeki kurtlar.
Tuesday, April 03, 2012
yıkım nedeniyle tadilattayız insanlarına ithafen.
vazgeçin demeyeceğim
bir yerlerde hep olucaklar çünkü,
ve dünya etraflarında döndüğü sürece kendilerine göre sürekli şekillendirecekler geçmişinizi ..
gelecekte siz bir yerlerde onları sürprizleriyle beklerken,
onların elinde çıkma yıkım ve yapım olaylarının sizi ve zamanınızı anlamsızca tükettiğini farkedeceksiniz günün birinde..
takılıp durucaklar akıl rehberinize, evet
ve mükafatı olarak kendi yanlışlarına size göstermedikleri müsamahayı gösterecekler.
artık zamanı gelmişti diyecekler bir gün.
bugün olduğu gibi.
kendime ne zaman sıkıldım aynı şeyler etrafında dönüp durmaktan diyeceğim bilmiyorum..
--
tabi bundan sadece sizin kadar akılsızlar payını alacak, suç ya da şuçlu ortalarda fink atmayacağına göre.
isyan etmeyin gereksiz yere,
halinize şükredin,
ve mutlu olsun şimdi.
dağılabilirsiniz,
amin.
bir yerlerde hep olucaklar çünkü,
ve dünya etraflarında döndüğü sürece kendilerine göre sürekli şekillendirecekler geçmişinizi ..
gelecekte siz bir yerlerde onları sürprizleriyle beklerken,
onların elinde çıkma yıkım ve yapım olaylarının sizi ve zamanınızı anlamsızca tükettiğini farkedeceksiniz günün birinde..
takılıp durucaklar akıl rehberinize, evet
ve mükafatı olarak kendi yanlışlarına size göstermedikleri müsamahayı gösterecekler.
artık zamanı gelmişti diyecekler bir gün.
bugün olduğu gibi.
kendime ne zaman sıkıldım aynı şeyler etrafında dönüp durmaktan diyeceğim bilmiyorum..
--
tabi bundan sadece sizin kadar akılsızlar payını alacak, suç ya da şuçlu ortalarda fink atmayacağına göre.
isyan etmeyin gereksiz yere,
halinize şükredin,
ve mutlu olsun şimdi.
dağılabilirsiniz,
amin.
Tuesday, March 27, 2012
ama'dan önceki her şey yalandır.
azaldığımın, yok olduğumun farkındayım değil mi?
nesi güzel bilmiyorum bu durumun yoksullukta kazanılacak bir şey olmayınca her şey değerli ben gibi aptallara..
vazgeçemiyorum hayal etmekten sahip olamayacaklarımı.
güdülerime ket vuramayıp yenildiğimde ise ölüm bile emek istiyorken soğuyorum fikrinden hemen
arkamdakilere bırakabilecek kusursuz bir hikayemde olamayacak gibi bu saatten sonra..
belli işte sevdiği bir rengi ya da uğurlu sayısı olmayan dümdüz biriyim..
ve korkuyorum gölgelerden
çünkü zor iş olmasa gerek alt etmek beni..
ne gayretim ne de mecalim var ayakta kalmaya.
ama'ya cidden gerek yok benim için.
nesi güzel bilmiyorum bu durumun yoksullukta kazanılacak bir şey olmayınca her şey değerli ben gibi aptallara..
vazgeçemiyorum hayal etmekten sahip olamayacaklarımı.
güdülerime ket vuramayıp yenildiğimde ise ölüm bile emek istiyorken soğuyorum fikrinden hemen
arkamdakilere bırakabilecek kusursuz bir hikayemde olamayacak gibi bu saatten sonra..
belli işte sevdiği bir rengi ya da uğurlu sayısı olmayan dümdüz biriyim..
ve korkuyorum gölgelerden
çünkü zor iş olmasa gerek alt etmek beni..
ne gayretim ne de mecalim var ayakta kalmaya.
ama'ya cidden gerek yok benim için.
Sunday, March 11, 2012
Sunday, March 04, 2012
empty vessels make the loudest sound.
renkleriyle oynanmış bir bahçeydi yaşamı..
ne dersem diyeyim yanlıştı tüm isimler ona seslendiğimde,
asıl görmek istediklerim dönmez derdi hep çağrılarıma.
kuytu bir köşede güneş her sabah beni yolcu ederken ona,
akşamına karşılardı çatlamış bahçe duvarlarının üstünde yürümeye çalışan beni.
düşmemden korkmazdı..
beni çevrelerdi sever gibi.
içine sıkıştığımı söylerdi kaçmayı düşündüğümde ve
kolayca girip çıktığı
gizli yerine beni almazdı.
mum belki de bunun içindi yanımda getirdiğim.
bilemedim verdim başka bir küçük kıza.
karanlık, şimdi!
ne dersem diyeyim yanlıştı tüm isimler ona seslendiğimde,
asıl görmek istediklerim dönmez derdi hep çağrılarıma.
kuytu bir köşede güneş her sabah beni yolcu ederken ona,
akşamına karşılardı çatlamış bahçe duvarlarının üstünde yürümeye çalışan beni.
düşmemden korkmazdı..
beni çevrelerdi sever gibi.
içine sıkıştığımı söylerdi kaçmayı düşündüğümde ve
kolayca girip çıktığı
gizli yerine beni almazdı.
mum belki de bunun içindi yanımda getirdiğim.
bilemedim verdim başka bir küçük kıza.
karanlık, şimdi!
Subscribe to:
Posts (Atom)

