Thursday, November 29, 2012

bilemedin.



ömür denen yara almak için türlü delilikler yapmakla geçmiyor mu?
neden delilik? diyenler olursa göbek deliğini açıp, bu bir emrivaki dedirtir gibi.

bilmece.

büyüklerin küçükken dizlerinde, küçüklerin büyükken kalplerinde annelerinden sakladığı şey nedir? 

Wednesday, November 28, 2012

dilsizlerin konuşanlardan farkı.

yarım yanım yarın yanını yokladığında
bir süre özü hiçe sayacağız,
gerektiği kadar..
üstünden geçmesi gereken zaman  kadar zaman geçince
belki.. belki değil kesin diyorum sana
biz zamanı hep yenmedik mi ikimiz diyenlerin aksine.

değiyordur umarım bir yerlerinize,
değiyor mudur acaba bizim yerimize,
değiyor mudur yoksa bizim yerlerimize.
ne desem bir yerlerde asılı kalacak,
dudağım titreyecek,
tut tut tutamayıp yanacak işte o tuz gözlerinde
sattı seni göz göre göre bakamayacak da.
sana inanıyorum ama inanamıyorumda da..
seslileri sessizlerle anlamlı eşleştiremiyecek şu an şu saat
ağzından ne çıkarsa altında kalacağımda gün ışıdığında.
inan biliyorum dedim ya
neyi nerede nasıl bilebilirim ki?
eklemezsem buraya unuturum.
en korktuğum bu.
aklımın içindekilerden başka bir şeye sahip olamayacağımı anladığımdan beri.

schluss.






Thursday, November 22, 2012

dün 3 sene önce yanından kalkarken..



geceleri seni düşünür dururum
sen ve ben ve engelleri.
birlikte olmayışımızın nedeni, 
belki de..
bir çok neden olabilir.

fakat..
yüzüme güldüğünde
uçar içimdeki karanlık..

böyle sürer gider gece
düş ve düşüncelerle..
ve sabah güneş doğarken

geceleri seni düşünür dururum
sen ve ben ve engelleri
birlikte olmayışımızın nedeni
belki de..

böyle sürer gece
düş ve düşüncelerle..

ve sabah güneş doğarken..
düşler bitmiş olur
engeller ve farklar 
aşılmayacak kadar yüksek olur..




her 21 kasım'a olmayacak bir dilek, belki tutar diye.. tutmaz ya, delilik işte.

Tuesday, November 20, 2012

tito öyle üzüldü ki üzüntüsünden 20 sene sonra öldü.

son duamı ederken allah beni terk ediyor.
kendi dağımı kazıdığım defterime notum :
- günüm geliyor buradan da gidiyorum.

ben kim miyim?
- adı dua olan sevgilin.

Sunday, November 18, 2012

zorla halel getiririm ya yatacak yerim yok.

ne isterdin peki?
belki bir olurunu  bulurduk ya da uğraşırdık en azından oldurmaya.
vakit kaybıyla kalırız belki.
abla ve abinin kökünün anne babadan gelmesi gibi
a ve b'ye..
sen tarzı bir pasaj sundum sana
sen ve diğer adlı sen
atarlanasım geldi hem sen esip gürlemeyeceksin ya
bu kadar çok yalnızlık demişsin ya
bilmem ne yaptımının şehrinin bilmem ne yaptımının yalnızlığı sararken halbuki bizi
biz ne yapalım
üstelik dudağımızın üstünde birer santim aralıkla iki benimizde yok bizim
alnımızın çatağına kondurmuş şirin baba bizimkini
bu kadar yalnızlık geçince bende biri eksildi sandım,
tuttum gümbürtünün geldiği yere doğru indim atlet eşortman
bekleme gelmeyecek tutulmuş tüm yollar gibi bu gece gökyüzü
don bekleniyormuş
dön sen geriye
belediye başkanı tüm tuzu atmış bile çorbasına çoktan
elektrikli battaniye stokları ve kar lastiği stokları da tükenmekte dedi az evvel ana haber bülteni
vakit geçiyor mu öylede böylede
kalmış 12 dakikan sağ alt köşeye hızlıca baktım
mouse'un sol tıkı tıklamıyor
solu sağ eyledim
her şey tersine döndü dümyamda
yoksa ben sana yine yazmayacaktım ya
akşam yolda kaldım eve yürürken
kendime söz verdimdi.


whatta fuck diyorum kendime.
taklitçi pezevenk ek olarak.
bugüne bir not düşeyim cidden yapma yasin yapma artık.

Thursday, November 15, 2012

En uzun yol.

taksinin nereye sorusuna eve, en uzun yoldan, tek parça, bir daha gelemeyebilirim. taksici anlamaz.

Monday, November 12, 2012

kaldıysa benden geriye, duy cevap ver her nerdeysen, evet kaşınıyorum hala.

bu hazin masal sonunda 
kim için feda kim feda edilecek?
su an eskiyip dun oldugunda yarın...

bu hazin masal sonunda 
kim için feda kim feda edilecek?
sağ kalan hangisi olacak ruhların?

iki mum,iki yastık,iki kişi,iki yol
bir ruhi bey tedirginligi bende,
ustune kara bulutları koy,
bizim ruyamızda kim olu,kim sag?
yanıtla!
karsimda ayna bombos....

cok uzgunum,yanıtın yok mu bana dostum
cok uzgunum,yalnızlıgına ben dostum
cok uzgunum,nerde,nasıl kayboldum?

iki mum,iki yastık,iki kişi,tek bir hayat
duzene soktuk her seyi
soktuk duzene oh ne rahat
bizim ruyamızda dunya yandı ve durdu
karsımda sonsuz bombos...

cok uzgunum,yanıtın yok mu bana dostum
cok uzgunum,yalnızlıgına ben dostum
cok uzgunum,nerde,nasıl kayboldum?

bombos,bombos....

bu noktaya daha önceden gelmiştik değil mi?

Monday, October 29, 2012

Djerakare.

















Yaklaşık 1000 km uzağındayken, gözlerimi kapattığımda aynı mesafenin sadece dudağındaki 2 beninin aralığına dönüşmesinden ibaret yolculuğum.

Sunday, October 21, 2012

koi no yokan.

It can defined the sense can have upon first meeting another person that the two of them are going to fall in love. In other words, it is the knowledge one has that he/she is going to fall in love with another person. This differs from the idea “love at first sight” in that it does not imply that the feeling of love exists, rather it refers to the knowledge that a future love is inevitable.

Wednesday, October 17, 2012

aldatılma üzerine kısa bir yaşam.

insanın aldatıldığını öğrenmesi,
boş yere ölmektir..
sanrısıysa yeniden bir diriliş.

Tuesday, October 09, 2012

yapayalnızlık.

bir güne bakarken dünyanın yıkımı
içindekilerin haberdar olması neyi değiştirir ki
kaybetmek bu kadar mutlakken
ya o gün doğacaklara ne demeli
o günün sabahı aşık olacaklara
bir yıkıma bakarken ruhsağlımızı kaybetmemiz
ertesi gün yeryüzünden silinmemiz kaçınılmazken
son alacağımız nefese bir öncekindeyken hazırlanmayı denemek
..
Anlayabiliyorum ama konuşamıyorum
İzin almış bir hükümlü olarak  yalınayak geziyorum boşaltılmış sokaklarını
Şansımı neden bu kadar zorluyorum gidişi değiştirebilecek hiç bir şey gelmezken elimden
En zoru bana bir önceki gecenin renkleri silinirken kokusunun üzerime sinmesi..

Derim üstümden sıyrılıyor
.
.
.
.


Önemsiz gibi artık kendime önerdiğim eski mutsuz sonlar .. 
.
.
.

..
bu saatten sonra içimi dolduran gariplik sahiplenmiş karın boşluğumu
oysaki ne çok uğraşmıştım bomboş olmaya
her şeyden, herkesten arıtmaya kendimi 
yazdığım her hikayenin sonunda tam oldu derken
Dünya'nın sonuna şurada ne kalmışken
hala mı bir umut bencilcesine 
sadece bir yaşam daha süre çok mu
bu sefer batırmayacağım, elime yüzüme bulaştırmayacağım
hak ediyor muyum diye düşünmeden sadece istemek
.
.
.
beni dinleyen biri yok yukarıda derken
şimdi dudaklarımdan dökülen
adlarından biri sadece
sadece en güzeli
kendisiyle beraber sevenini de yaşatan.

Monday, October 08, 2012

this.. is.. no ordinary love.

Tanrı'nın herhangi bir şeyi ya da kimseyi kendimizden fazla sevdiğimiz yada sevebileceğimiz düşüncesini biz insanların fabrika ayarlarına direkt monte ederek dünya üzerine salması kibrinden değilse başka nedir?

Wednesday, October 03, 2012

bu aralar yazacak pek bir şey yok.


rüyamdan yönetiyorum günümü
mesela hastalıkları atlatamıyorum
her ölümüm bir öncekinden daha kasvetli
kanatlarım kırılıp vadilerden aşağı çakılırken.
bakıyorum gökyüzüne niyeyse
ay dolunmuş
hava serinmiş
benle bir işi yok.
hiç kimseyken hayat ne basit ne güzeldi oysa.
servis yoğundur kesin yarın
yorulacaklardırda mutlaka
doldum dediler ya bomboşum oysa
avucumun içinde bu delik varken
hastalık hastası hastane duvarlarına ben ne çizebilirim bu saatten sonra
o da başka bir rüyanın değil hayatın konusu dediğini duyar gibiyim
içinde benim olmadığım.
hayatımın ağzına uluorta sıçan kişiden
ısrarla öğrenememekte ısrarlı olduğum şeydi
gitmeyi bilememek.
bu kız rüyalarımıda alsın gitsin artık.
uyanmak istiyorum.

Sunday, September 23, 2012

tarot : şu an bir şey göremiyorum.

günler çuvala
girer mi bilinmez,
beni köşeye çekip konuştuğun
andan itibaren başladı
'biz' denen şey..
..
özetlen
her
şeyde
bir
mut
vardır.
--


Friday, September 14, 2012

güç işler.

hayalim hep onun gibi biri miydi?

mutlu olabilir miydim'den

mutlu kalabilir miydin'lere dek onlarca kapanla aklımda kalan
niye tek kelime hala 'dostum'.

hayalimin yansıması ise karşımda oturup ürperirken

kafamın içinde çınlayan cümle çekip çıkaramadığım

bu kız benim hayalimde bile bu kadar mutlu olmuyor.

Sunday, September 02, 2012

bari giderken 3 dal bıraksaydın.

beceri işi olsa gerek..
becerebilenenin becerebileceği bir tek
becerip becermediğinden emin olmak için dönüp
becerdiğini gözleriyle görüp
bir cümle kurmaktan dahi kaçınıp
ölü taklidi yapmak gülümseyerek sizden başka her şeye.



Monday, August 27, 2012

aşk yok olmaksa şimdiden yar ben yokum bende zaten.

o kadar uzun zaman geçmişki
mutluluğumun üzerinden
ismini koyamıyorum korkumun..
sorumluları aşikar
hepsini çok sevdimde ben
hala seviyorumdur diyordum yakın zamana kadar
yokladığımda elimle..
oysaki şimdi
içimdekiler bitmiş
sızmış parçalanmış, delik deşik karın boşluğumdan..

Friday, August 10, 2012

when it doesn't, it doesn't.

o, tutunmayı başaran
milyonun içindeki bir..
isterseniz  mucizelere inanın..
istemezseniz olmayacak düşlere
gözlerinizi kapatın
tutulmasına yakın ay'ı izlerken..
olmasını istedikleriniz olmuyorsa
ısrarla aynı yerde durduğunuz
o kör noktasından ayrılın kaderinizin..
deli taklidinize inandıramıyorsunuz demekki kimseyi.

Tuesday, July 31, 2012

ağladıktan sonra gülen kadınlara ithafen..

ben bu filmi daha önceden izledim gibi, sadece  o zaman hava bu kadar sıcak değildi..
..
- kuvvetle ihtimal gerçekler ısırırken acıtıyordu..
+ yapma be.
Free Hit Counter