Tuesday, September 17, 2013
yapamayacağımız şeyler üzerine.
söz verememek,
karar verememek,
ertelemek hep vasat planları..
gelmeyecek sahte bir hazzı,
debriyajdan zamansız çekilen ayağımızla
zevkine piç gibi ortada bırakmak akan trafikte.
sadece yorgunum diyebilmek
pes bir sesle.
biz burada ağlakları pek sevmeyiz.
gidemeyeceğimiz yerlere,
edilmeyen davetlerimizle.
karar verememek,
ertelemek hep vasat planları..
gelmeyecek sahte bir hazzı,
debriyajdan zamansız çekilen ayağımızla
zevkine piç gibi ortada bırakmak akan trafikte.
sadece yorgunum diyebilmek
pes bir sesle.
biz burada ağlakları pek sevmeyiz.
gidemeyeceğimiz yerlere,
edilmeyen davetlerimizle.
Friday, August 16, 2013
Tuesday, July 23, 2013
bana değil.
çekip gitmedim de,
çekip bitecek değil bir şeydi bu oysa..
dilim dönmüyor,
ben dönüyordum olsa olsa.
çekip bitecek değil bir şeydi bu oysa..
dilim dönmüyor,
ben dönüyordum olsa olsa.
Tuesday, June 25, 2013
Wednesday, June 19, 2013
kırık kalbi yanlış kaynayanlara.
aklın bulanmamalı,
vicdanınsa sızlamamalı..
bu kez tek seferde
dönüp geriye bakmadan
vazgeçmeli.
ne kadar çok tekrarlarsan
o kadar gerçekleşecekmiş gibi.
kırılma ve dökülme noktasını çoktan aştık beraber.
vicdanınsa sızlamamalı..
bu kez tek seferde
dönüp geriye bakmadan
vazgeçmeli.
ne kadar çok tekrarlarsan
o kadar gerçekleşecekmiş gibi.
kırılma ve dökülme noktasını çoktan aştık beraber.
Tuesday, June 18, 2013
Monday, June 10, 2013
istenmeyene övgü.
aramızdaki yaş farkını sorun etme.
sevgide bunun önemi yok;
insan ile tanrı arasındaki yaş farkını düşünsene..
sevgide bunun önemi yok;
insan ile tanrı arasındaki yaş farkını düşünsene..
Friday, May 17, 2013
Friday, May 10, 2013
too afraid to love you.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
iyi geceler.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
ne yapacağını bilememek bir hastalıktır.
iyi geceler.
Monday, May 06, 2013
kağıttan mutluluğu kesmek.
bilmeden ateşinden geçiyormuşum ben,
üstünden atlayacağıma içinden..
dileğimi de yüzüne söylemişim zaten,
bir kağıda yazıp bahçenizdeki gül dalına asacağıma..
bak,
her şeyi yanlış biliyormuşum ya seni görene dek
Hızır'la İlyas'a sormalı ''biz''i bu gece,
dilekler gani gani ya hep bende..
yoksa bana kalsa her gece hıdrellez,
sendeyse tek bir kelime..
o da ''kısmet''.
üstünden atlayacağıma içinden..
dileğimi de yüzüne söylemişim zaten,
bir kağıda yazıp bahçenizdeki gül dalına asacağıma..
bak,
her şeyi yanlış biliyormuşum ya seni görene dek
Hızır'la İlyas'a sormalı ''biz''i bu gece,
dilekler gani gani ya hep bende..
yoksa bana kalsa her gece hıdrellez,
sendeyse tek bir kelime..
o da ''kısmet''.
Wednesday, April 24, 2013
yangın beylerden rüzgar dilberlere..
..
''gitme'' yerine dilimize çaldığın o cümle var ya hep..
oysa ne güzel sevmiştik sizi der gibi..
(ama değil)
sayende efkarlanışımız bile yalan bizim şu saat..
nasıl kırdıysan bizi bir yerimizden..
bize bile ait değil artık bir başkasına çarptığımızda yere düşen kırıklarımız.
tuzsuz gözyaşlarımız sayende..
gözlerimizi bile yakmıyor artık..
(bilir misin sahi sen sebepsiz ağlamayı)
efendiliği öğrettin ya
sırtımızı parçaladığında..
her haksızlığı gördüğümüzde
içe doğru susmayı, yüksek sesle konuşmamayı
gözlerimizi kapatmayı telkin ediyoruz kendimize.
(sesimiz istesek de çıkmıyor artık)
artık kimseye erken ya da geç değiliz.
safa geldik hoş geldik.
umarım mutlusundur.
ben değilim.
biz hiç ol(a)madık.
sahi, keyfimiz bilir değil mi?
yangın beylerden
rüzgar dilberlere
tutuşmak,
yanmak
ve
belki
bir gün
buluşmak dileğiyle
..
iyi geceler.
''gitme'' yerine dilimize çaldığın o cümle var ya hep..
oysa ne güzel sevmiştik sizi der gibi..
(ama değil)
sayende efkarlanışımız bile yalan bizim şu saat..
nasıl kırdıysan bizi bir yerimizden..
bize bile ait değil artık bir başkasına çarptığımızda yere düşen kırıklarımız.
tuzsuz gözyaşlarımız sayende..
gözlerimizi bile yakmıyor artık..
(bilir misin sahi sen sebepsiz ağlamayı)
efendiliği öğrettin ya
sırtımızı parçaladığında..
her haksızlığı gördüğümüzde
içe doğru susmayı, yüksek sesle konuşmamayı
gözlerimizi kapatmayı telkin ediyoruz kendimize.
(sesimiz istesek de çıkmıyor artık)
artık kimseye erken ya da geç değiliz.
safa geldik hoş geldik.
umarım mutlusundur.
ben değilim.
biz hiç ol(a)madık.
sahi, keyfimiz bilir değil mi?
yangın beylerden
rüzgar dilberlere
tutuşmak,
yanmak
ve
belki
bir gün
buluşmak dileğiyle
..
iyi geceler.
Monday, April 15, 2013
kimileri sizi öldürmekten beter eder.
kimileri sizi öldürmekten beter eder ya.
siz gerçekten canını mı yakmaya sallarsınız bıçağınızı.
hamleniz boşa gidip oracıkta
kendi etinize mi değdirirsiniz
kırık yanlarını hayalinizin.
yoksa artık her yeni gün bir başka yüzde mi
ölürsünüz bakmaya yakın cesaretlenip kendinize.
siz fena ölmüşsünüz bayım.
çürümeden toprağın üstünde canlı canlı hemde.
siz gerçekten canını mı yakmaya sallarsınız bıçağınızı.
hamleniz boşa gidip oracıkta
kendi etinize mi değdirirsiniz
kırık yanlarını hayalinizin.
yoksa artık her yeni gün bir başka yüzde mi
ölürsünüz bakmaya yakın cesaretlenip kendinize.
siz fena ölmüşsünüz bayım.
çürümeden toprağın üstünde canlı canlı hemde.
Wednesday, April 10, 2013
izole.
parçalanmış bir düş
kopuk kopuk anlardan
hatırlayamadıklarımdır
15 günde bir nükseden nöbetlerimde.
hayatta tek sahip olduğum
hiç bir zaman sahip olamayacaklarımın
resmi gri hücrelerime kazılı çıkartmalar
dolabımın üstünde.
ve kanserim;
bana sahip olan,
benim sahibiyim sandığım.
kopuk kopuk anlardan
hatırlayamadıklarımdır
15 günde bir nükseden nöbetlerimde.
hayatta tek sahip olduğum
hiç bir zaman sahip olamayacaklarımın
resmi gri hücrelerime kazılı çıkartmalar
dolabımın üstünde.
ve kanserim;
bana sahip olan,
benim sahibiyim sandığım.
Saturday, April 06, 2013
müzmin su kaybımız.
her sabah
bu sabah olduğu gibi
istemsiz değil
gayet bilincinde
potansiyeli heba etmek sizlere göre
istim diyorum ben buna
içim bomboş
ama boşver-e-miyorum
evrendeki ota boka anlamlar yüklemeye
ha arkamızda bolcana saçıp döküyoruz
iyi mi değil.
çemberin dışına çıkabilmekle ilgili
ıslak rüyalarım..
güzel mi güzel.
karanlık günlerin güneşli havalara ekşimesi genelde.
ilk yağmurda yapacağım yine yapacağımı.
şimdi uyanma zamanı yalnız.
iyi günler.
bu sabah olduğu gibi
istemsiz değil
gayet bilincinde
potansiyeli heba etmek sizlere göre
istim diyorum ben buna
içim bomboş
ama boşver-e-miyorum
evrendeki ota boka anlamlar yüklemeye
ha arkamızda bolcana saçıp döküyoruz
iyi mi değil.
çemberin dışına çıkabilmekle ilgili
ıslak rüyalarım..
güzel mi güzel.
karanlık günlerin güneşli havalara ekşimesi genelde.
ilk yağmurda yapacağım yine yapacağımı.
şimdi uyanma zamanı yalnız.
iyi günler.
Thursday, April 04, 2013
davetsiz.
sevdikleri şeylerin üstüne bahse girmeyenlere rastladım bu akşam,
o ilk ikram ettikleri şekerden
yağmurlu bu akşama değin aklımın bir köşesine gizlenmişlere..
korkmayın alışkanlık haline getirilmeyecek bu mevzu dedim..
yine de teşekkür ettim,
çiğ köftenin nasıl yapıldığı detaylıca öğrenildi en azından..
gerçi mevzu tarif olmadı bu Arif'e zamanın hiç bir diliminde..
malum, tevil bizim işimiz.
iyi geceler.
o ilk ikram ettikleri şekerden
yağmurlu bu akşama değin aklımın bir köşesine gizlenmişlere..
korkmayın alışkanlık haline getirilmeyecek bu mevzu dedim..
yine de teşekkür ettim,
çiğ köftenin nasıl yapıldığı detaylıca öğrenildi en azından..
gerçi mevzu tarif olmadı bu Arif'e zamanın hiç bir diliminde..
malum, tevil bizim işimiz.
iyi geceler.
Thursday, March 28, 2013
Tuesday, March 26, 2013
bir/sen.
nazı bir tek bana çalınmıyordur pekala
aralara sıkışıyor dahi olabilirim
bir o yana, bir bu yana savrulup
sararıyor da olabilirim.
bilemeyiz değil mi,
sahi nerede kaldı öyle yürek..
değil mi?
söylesene.
biz ne ara sizi bu kadar sevdik ki?
der gibi.
tamam.
demiyorum.
aralara sıkışıyor dahi olabilirim
bir o yana, bir bu yana savrulup
sararıyor da olabilirim.
bilemeyiz değil mi,
sahi nerede kaldı öyle yürek..
değil mi?
söylesene.
biz ne ara sizi bu kadar sevdik ki?
der gibi.
tamam.
demiyorum.
Wednesday, March 20, 2013
başçeşme.
kalbimin yarısı
söyle seni kime bırakayım
geri kalanımı toprağa verdikten sonra
hakkın var
bana iyi baktın herkesten fazla
..
dolmuş deselerde her yer
kıvrılacak bir yer buldun ya bana
artık manası kalmadı ürperişlerimin
yazdıklarını okuduğumda
elimin titremesine mani olmuyorum artık
dudaklarımda atıyor diğer yarısı kalbimin
bastıramadım gittiydi bu zamansızlığı
böldüğümden beri ikiye hayatı..
olsun,
beklemem
olmadı derim artık kendime.
bunca zaman sonra
ayaklarım bir daha oradan geçmez bu sefer
söylersen bir parçamın
nerede olduğunu bileyim yeter.
--
duyarsan bir gün
adı'n yok,
adı'm yok,
adım adım artık
koşup konuşmadan susmalarımız
ve an biriktirmeme gerek yok artık.
ben uzanıyorum kalkmamaya.
sesimi yükseltmeden sana.
iyi geceler.
diyorum.
Subscribe to:
Posts (Atom)